11 Ekim 2010 Pazartesi

İntikam...

   Kış vakti ansızın bavulumu valizimi toplayıp tatile çıkmaya karar vermiştim. Kuzeye ,kayak yapmaya gidecektim. Yolculuğum daha keyifli geçsin diye de otobüsle gitmeye karar verdim. Pazar akşamına biletimi almıştım. Yerim orta koltukların birinde cam kenarındaydı.
   Yolculuk başlamıştı. Otobüsün gidiş süresine göre v bir aksilik çıkmazsa eğer yolculuğum beş saat sürecekti. Hava da ne kar ne de yağmur vardı. Sadece rüzgarlı ,soğuk ve buz kesen bir hava vardı. Yanımda geniş vücutlu iri bir adam oturuyordu. Yolculuk başladı başlayalı hiç konuşmamıştı. İki yerde mola vermemize rağmen hiç bir yerde otobüsten inip molasını kullanmamıştı. Sizde mi tatile gidiyorsunuz ? sorusunu  umursamamıştı bile... Gördüğüm kadarıyla  garip kendi halinde kimseye bir zararı bulunmayan sessiz bir adamdı.
Bir yerde daha mola vermiştik. Bu mola da otobüsten inmemiştim. Çok fazla uykum olduğu için kafamı camın yanına yaslayıp uyumayı tercih etmitşim. Uyandığım anda ise yanımda kimseyi görememiştim. O sessiz garip adam yanımda oturmuyordu. Sağımdan  arka koltuklara doğru dönüp göz gezdirdim. Adamı hiç bir yerde görememiştim. Otobüs görevlisini yanıma çağırıp yanımda ki adamın nerede olduğunu sordum. Mola yerinde indiğini  o kadar bekledikleri halde bir daha otobüse binmediğini söylemişti. Garip bir adam olduğunu yineliyordum. Gerçekten tuhaf bir adamdı. Yolculuğumuz güzel şekilde devam ediyordu. Yolculuğun bitmesine yanlış hesaplamadıysam bir saat kadar kısa bir süre kalmıştı. Gece ayazında ağır ağır ilerliyorduk. Yolcuların çoğu uykuya dalmıştı. Yanlış görmüyorsam otobüste bir ben bir de şöför uyanıktık.
   Birden sağ reşitten kırmızı bir aracın içerisinde bir adam otobüsün camına taş atmıştı. Neye uğradığımızı şaşırmıştık. Arabanın içerisinde en az beş kişi vardı. ve ellerinde bulunan taşları arabalarından otobüse doğru fırlatıyorlardı. Herkes panik halinde uykularından uyanmıştı. Neler olup bitiyordu kimse farkına varamamıştı. Kaptan otobüsü sağa çekti ve olayın vaziyetini anlamaya çalışıyordu. Gece vakti bir kaç serseri yolumuzu kesmiş bize saldırıyordu. Kırmızı arabadan tam beş kişi inmişti. Otobüsün önünü kesmiş  taşlamaya ve sopalarla vurmaya devam ediyorlardı . Kimse otobüsün içerisinden bir yere kıpırdayamıyordu. Herkes kafasını eğmiş koltukların arasında kendilerini korumaya çalışıyordu. Ya bunlar alkolü fazla kaçırıp sapıtan insanlardı ya da yol eşkiyalarıydı. Herkes ağlamaklı olmuş kendisinden bir haber çaresizce duruyordu. Kırmızı araçtan inen beş eşkiya otobüsü sallıyordu. Otobüsü öyle bir sallıyorlardı ki sanki birinden intikam alıyorlardı. Böyle sallamaya devam ederlerse otobüs devrilecekti. Otobüsü öyle bir dağıttılar ki bundan sonra ne çalışırdı  ne de yolculuğa kaldığı yerde devam edebilirdi. Herkes gibi bende korkmuş panik halinde çaresizce bekliyordum. Camın kenarından yol eşkilarına göz ucuyla bakmak istedim. Aralarında biri çok dikkatimi çekmişti. Bu yaşadığım ikinci şoktu. Çünkü içlerinde ki adam yolculuk sırasında yanımda oturan geniş vucutlu iri adamdı. Gözlerime inanamıyordum. Sessiz sakin adam dediğim kişi meğerse azılı bir psikopatmış .Artık nasıl bir ruh hali içerisine girmişse otobüse saldıracak kadar sinirkenip kızmıştı. Dışarıdan duyduğum seslere göre sırf bunu otobüse alınmadığı  ve beklenmediği için yapıyormuş. O kadar sinirlenmiş ki yanında ekibini de alarak otobüse saldırı bile düzenlemişti. Bu adamın garip biri olduğu belliydi fakat psikopat olacağını hiç mi hiç düşünememiştim.
  Korkulu anlar devam ediyordu. Kimse yerinden kıpırdıyamıyor gelecek olan yardımları bekliyordu. Otobüs sallanmış ve devrilmişti. Yolcuların çoğu kanlar içerisinde kalmıştı. Altta kalanlar ve ezilenler olmuştu. Benim de çenem feci bir şekilde koltuğun kenarına çarpmıştı. Artık otobüsün içerisi yaralılarla doluydu. Çığlıklar içerisinde insanlar bir an önce kurtulmayı bekliyordu ve ellerinden de hiç birşey gelmiyordu. Olayın dozunu fazla kaçırıp birden otobüsü molotoflamaya başladılar . Daha camdan kimse kaçamadan otobüsünün içini molotof kokteyleriyle doldurmuşlardı. Otobüs kış vakti yol kenarında ,içinde mahsur kalmış yolcularıyla birlikte cayır cayır yanıyordu. Bakalım bundan sonra neler olacaktı. ? Bir psikopatın otobüse binişi o kadar insanın hayatını bir anda nasıl değiştirmişti.  Akıl almaz intikamın sonu nereye varacak. Şimdi herkes ölümle yaşam arasında ki  kısa çizgide umutsuz bir halde gidip geliyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder